Urfa Ermenileri, tarih boyunca Edessa (Urfa) olarak bilinen bölgenin en köklü, kültürel ve ekonomik açıdan en dinamik topluluklarından biri olmuştur

King Arame, one of the earliest known rulers of the ancient kingdom of Urartu, is remembered as a foundational figure in Armenian history

URFA
Urfa Ermenileri, tarih boyunca Edessa (Urfa) olarak bilinen bölgenin en köklü, kültürel ve ekonomik açıdan en dinamik topluluklarından biri olmuştur.

20. yüzyılın başlarında Urfa Sancağı’na bağlı Suruç ve Siverek gibi bölgelerde çok sayıda Ermeni köyü bulunmaktaydı.

Urfa Ermenileri neccarlık (marangozluk), kuyumculuk, dokumacılık, bakırcılık ve taş işçiliği gibi zanaat dallarında şehrin ekonomisini elinde tutuyordu.

Eğitim düzeyleri oldukça yüksekti. 1901 yılı verilerine göre mahallede bulunan Ermeni Koleji’nde 1.140 öğrenci eğitim görmekteydi.

18. yüzyılda yaşamış olan mimar Stepanos başta olmak üzere, Ermeni ustalar şehirde çok sayıda anıtsal taş bina, han ve konak inşa etmişlerdir. Bugün restorasyonla korunan tarihi Urfa evlerinin birçoğunda bu taş işçiliğinin izleri görülür.

Surp Asdvazazin (Meryem Ana) Katedrali: Ermeni Mahallesi’nin merkezinde yer alan ve 1849’da restore edilen bu devasa katedral, dönemin başepiskoposluk merkeziydi. Günümüzde bu yapı Selahaddin Eyyubi Camii olarak hizmet vermektedir.
Aziz Yuhannes Kilisesi: Katedral kompleksi içerisinde yer alan ve dini eğitimin de parçası olan bir diğer önemli tarihi yapıydı.

Resmi Osmanlı istatistiklerine göre I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Urfa Sancağı genelinde 16.718 Ermeni yaşmaktaydı. Aynı sayımda sancaktaki Müslüman nüfus ise 149.384 olarak kaydedilmiştir.

Ermeni Patrikhanesi Kayıtları: Patrikhanenin 1913-1914 yıllarına ait verilerinde ise tüm sancak genelindeki (Suruç, Birecik, Siverek gibi ilçeler ve köyler dahil) Ermeni nüfusu daha yüksek gösterilerek yaklaşık 32.600 olarak tahmin edilmektedir.

Ermenilerin çok büyük bir bölümü kırsaldan ziyade Urfa şehir merkezinde, özellikle kendi isimleriyle anılan Ermeni Mahallesi’nde (Telfutur) yoğunlaşmıştı. Merkez nüfusunun yaklaşık üçte birini Hristiyan (Ermeni ve Süryani) cemaatler oluşturuyordu.

İlçe İlçe Ermeni Nüfus Dağılımı (1914 Öncesi)

Urfa Sancağı genelinde Ermeni nüfusu homojen (eşit) dağılmamıştı. Nüfusun ezici bir çoğunluğu tarım yerine zanaatla uğraştığı için şehir merkezinde toplanmıştı:Urfa

Merkez (Kaza): Sancaktaki Ermeni nüfusunun en yoğun olduğu yerdi. 19. yüzyıl sonu salnamelerine göre merkezde 8.300 ile 10.500 arasında Ortodoks Ermeni, yaklaşık 1.000 Katolik Ermeni ve 500 civarında Protestan Ermeni yaşamaktaydı.

Birecik Kazası: Merkezden sonra ikinci yoğun bölgeydi. Fırat kenarında olmasından ötürü ticari canlılığa sahipti ve burada yaklaşık 1.500 – 2.000 civarında Ermeni nüfus kayıtlıydı.

Siverek Kazası: Bu ilçede ve ilçeye bağlı bazı kırsal köylerde yaklaşık 1.000 – 1.200 civarında Ermeni nüfus ikamet ediyordu.

Suruç Kazası: Genellikle aşiret yapısının baskın olduğu bu ilçede Ermeni nüfusu oldukça düşüktü (birkaç yüz kişi) ve çoğunlukla demircilik, marangozluk gibi zanaat kolları için orada bulunan ailelerden oluşuyordu.

Harran ve Rumkale: Rumkale (Halfeti) çevresinde az sayıda Ermeni köyü bulunmakla birlikte, Harran o dönemde neredeyse tamamen göçebe ve yerleşik Müslüman aşiretlerden oluşuyordu; Ermeni nüfusu yok denecek kadar azdı.

Halfetiye bağlı önemli ermeni köyleri.

1.Cibin Köyü (Günümüzdeki Adı: Saylakkaya)Önemi: Bölgedeki en büyük ve en sembolik Ermeni köyüdür. tehcirden sonra hayatta kalanların buyuk bir kısmı AVUSTURALYA da dır
2. Belesor / Bilesur Köyü (Günümüzdeki Adı: Savaşan)Önemi: Bugün tekne turlarında sular altındaki minaresiyle simgeleşen ünlü Savaşan Köyü, Osmanlı döneminde Rumkale’ye bağlı en yoğun nüfuslu gayrimüslim yerleşimlerinden biriydi.Nüfusu: 16. yüzyıl Osmanlı tahrir defterlerine göre köyün nüfusu, Rumkale kale içinin merkez nüfusundan bile daha fazlaydı. Tamamen Fırat Nehri’ne bakan yamaçlarda kurulu mimarisiyle taş işçiliğinin en güzel örneklerini barındırıyordu.

3. Keferberk / Keferhab Köyü (Günümüzdeki Adı: Çekem)Önemi: Halfeti’nin hemen kıyısında yer alan, çok eski bir yerleşim yeridir.Özelliği: Tarih boyunca Hristiyan Ermeni ve Süryani nüfusun bir arada yaşadığı, tarım ve nehir taşımacılığı (salcılık) ile uğraştığı bilinmektedir. Köyün alt kısımları tamamen baraj suları altındadır.

4. Erah / Arah Köyü (Günümüzdeki Adı: Ortayol)Önemi: 16. yüzyıl kayıtlarında Rumkale sancağının en kalabalık köyleri arasında geçer. Yüzyıllar boyunca yoğun bir Ermeni nüfus barındıran köy, daha sonraki dönemlerde demografik olarak değişime uğramıştır.

5. Ehneş Köyü (Gümüşgün) ve Aram (Durak)Ehneş (Gümüşgün): Fırat’ın karşı yakasında, Merzimen Çayı yakınında yer alan bu tarihi köyde de tescilli büyük bir Ermeni kilisesi bulunmaktaydı ve buradaki cemaat doğrudan Urfa’daki Meryem Ana Katedrali’ne bağlıydı.Aram (Durak): İsmi doğrudan Ermenice kökenli olan bu köy de eski kaynaklarda bölgedeki zanaatkar Ermeni ailelerin kışlak ve yerleşim alanlarından biri olarak kaydedilmiştir.

1927 Sayımı (Cumhuriyet Dönemi): Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk nüfus sayımı olan 1927 verilerine göre, Urfa’da geriye kalan gayrimüslim nüfus neredeyse tamamen sıfırlanmış, şehir genelinde sadece çok küçük bir azınlık grubu kalmıştı. Topluluğun büyük kısmı Halep, Beyrut ve Avrupa ülkelerine göç etmek zorunda kalmıştır..

May be an image of text

www.facebook.com/photo/?fbid=1508915607930155&set=a.465920258896367

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail